DÜNYA HELAL VAKFI, “HELAL ÜRÜN GELİŞTİRME ve EĞİTİM MERKEZİ (HÜGEM)”İ KURUYOR…

DÜNYA HELAL VAKFI, “HELAL ÜRÜN GELİŞTİRME ve EĞİTİM MERKEZİ (HÜGEM)”İ KURUYOR…

“…De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.”(Zümer suresi, 9)

DÜNYA HELAL VAKFI’nın GİMDES’le birlikte oluşturduğu ve çeşitli eğitim çalışmalarının yürütüldüğü “Daru’l Helal Medresesi Eğitim Merkezi”nden sonra, “Ürün Geliştirme ve Eğitim Merkezi (HÜGEM)’”i kuruyor. Bu Merkezde 6 Birim’de farklı bilimsel çalışmalar gerçekleştirilecek. Bunlar kısaca; Devamını Oku

“TIBBİ NEBEVİ VE KORUYUCU HEKİMLİK” KONULU KONFERANS GERÇEKLEŞTİRİLDİ

“TIBBİ NEBEVİ VE KORUYUCU HEKİMLİK” KONULU KONFERANS GERÇEKLEŞTİRİLDİ

“İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunda aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.” (Buhari, Rikak 1; Tirmizi, Zühd 1; İbn Mace, Zühd 15)

“Yaylaya çıkınız! Mevsim rüzgârlarını (güzel havalarını) koklayıp teneffüs ediniz! Kuytu ve güzel yerlerinde konaklayınız!” (Müsned, 4/55, 3/361; Tabakat-ü İbn-i Sad, 4/306)

“İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekirse midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes alıp vermeye (havaya) bırakmalıdır” (Tirmizi, Zühd, hadis no: 2380)

GİMDES Hanımlar Kurulu ve Marmara Üniversitesi Helal ve Sağlıklı Yaşam Kulübünün organize ettiği “Tıbbi Nebevi ve Koruyucu Hekimlik” konulu konferans gerçekleştirildi.

4. Helal Yaşam Konferansı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi konferans salonunda yapıldı. Düzenlenen konferansa Öğretim Üyesi Eczacı Hilmi BAKIR konuşmacı olarak katıldı.

Devamını Oku

HELAL HARAM ÇİZGİSİNE NE KADAR DUYARLIYIZ?


Yüce Rabbimiz, âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Artık Allah’ın size helâl ve tayyib olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O’na ibadet ediyorsanız, Allah’ın nimetine şükredin..”(Nahl,114) 

Peygamber Efendimiz (s.a.s) de, okuduğum hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Helâl de bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında birtakım şüpheli hususlar vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve haysiyetini korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur…”( Buhari, Müslim, Ebu Davut, Tirmizi) 

Yüce Rabbimiz, insanı en değerli varlık olarak yaratmıştır. Tertemiz fıtratını korumak ve ebedi kurtuluşa ulaşmasını sağlamak için ona bazı sınırlar çizmiştir. Hayatımız boyunca riayet etmemiz gereken bu sınırlara helal ve haram diyoruz.

Helal ve Tayyib, yaratılışın gaye ve hikmetine uygun olan güzelliklerdir. Haram ise, mükerrem olarak yaratılan insanın onur ve haysiyetini zedeleyen, ona zarar veren çirkinliklerdir. Helal ve Tayyib, Allah’ın rızasına uygun söz, tutum, yeme içme ve hayatı ihata eden her türlü eylem ve davranışlardır. Haram ise Rabbimizin gazabına ve insanların kınamasına neden olacak her türlü eylem ve davranışlardır.

Devamını Oku

15 MADDEDE ELMANIN SAĞLIĞIMIZ İÇİN SAĞLADIĞI FAYDALAR

Bileşim: Su Oranı %85,  Şeker %12, Pektin, Organik Asitler, Soda, Fosfor, Tanen, Vitamin A, B1, B2, C, E, PP.

Kullanım Alanları ve Biçimleri: Elma içerdiği organik asitler, soda ve fosforun yardımı ile beyni, karaciğeri ve mideyi çok olumlu etkiler. Kullanım biçimleri, taze meyve, meyve suyu ve sirke olarak sıralanabilir. Bu yazımızda elmanın, sağlığımız için, sağladığı faydalardan söz edeceğiz…

1. Daha beyaz, daha sağlıklı dişler sağlıyor

Elmalar diş fırçanızın yerine geçmez, ancak bir elma ısırıp çiğnemek ağızda tükürük oluşumunu uyarır, bakteri düzeylerini düşürerek, diş çürümesi riskini azaltır. Çoğu diş sorununa neden olan tek şey budur.

2. Alzheimer’dan uzak tutuyor

Elmanın faydaları üzerine yapılan bir çalışma, elma suyunun Alzheimer’ı uzak tutabileceğini ve yaşlanmanın beyindeki etkileriyle mücadele edebileceğini göstermektedir. Çalışmada elma takviyeli bir diyetle beslenen fareler, nörotransmitter asetilkolinin daha yüksek seviyelerini gösterdi ve düzenli bir diyete göre labirent testlerinde daha iyi sonuç verdi.

Devamını Oku

Helal Mutfak Akit Tv – Füsun Menteş

 

Akit Tv’de Mutfakta Hayat Programında GİMDES Baş Denetçisi ve Gıda Mühendisi Füsun Menteş konuk oluyor,
GİMDES nedir, ne zaman kurulmuştur?
GİMDES’in Sertifikalama şartları nelerdir?
Helal gıda konusunda dikkat edilmesi gerekenler gibi pek çok soruyu cevaplıyor
ve 3 güzel tarif veriyor.

 

Hepsi ve daha fazlası için videoyu sonuna kadar izlemenizi tavsiye ederiz.

 

DÜNYADAKİ YETİM ÇOCUK SAYISI TÜRKİYE NÜFUSUNUN 5 KATI- YETİMLERE DESTEK KAMPANYAMIZ DEVAM EDİYOR

Yetime Destek kampanyamıza desteğinizi bekliyoruz. Bu hayır pazarında sizin de bir alışverişiniz bulunsun.

Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.” (Bakara – 215)
“Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır”. (Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250.)
“Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini sever misin? Yetime merhamet et, onun başını okşa ve ona yediğinden yedir. Kalbin yumuşar ve hacetine erişirsin.” (Hz. Ebud Derda)

Doğuştan itibaren yaşam, eğitim, sağlık, barınma ile birlikte fiziksel ve psikolojik sömürüye karşı korunma her çocuğun hakkı. Uluslararası toplum, çocukları istismara karşı korumak ve temel haklarını garanti altına alma noktasında sorumlu olsa da küresel sistem çocukların tarafında yer almıyor. Bu haklara dünyamızdaki her çocuk eşit olarak ulaşamıyor.

Devamını Oku

HASTALANMADAN ÖNCE KORUYUCU HEKİMLİK-TIBBI NEBEVİ

Peygamberimiz (SAV) günlük hayatın içinde, sohbet toplantılarında ashabını, ailesini ve arkadaşlarını uyarıyor, aydınlatıyor ve bilgilendiriyordu.  O’nun (SAV) insan sağlığıyla ilgili tavsiyeleri, görüşleri ve uygulamalarına Tıbbi Nebevi diyoruz.

Nasıl ki İslam, hayatımızın her alanını düzenleyerek bize yol gösteriyorsa, Tıbbi Nebevi de sadece tek bir bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığını değil, hayatın bütün safhalarını; sosyal bir varlık olan insanın toplum içindeki tüm davranışlarını ilgi ve etki alanı içine alır. Bu davranışlara; aile içindeki sorumluluklar, kendisine ve yakın akrabalarına karşı görevler, yeme, içme, uyuma, düşünme, giyinme, evlenme, iş hayatı, hastalıklar ve bu hastalıklara tedavi yaklaşımlarına kadar hemen her şey girer.

Tıbbi Nebevi ağırlıklı olarak koruyucu hekimlik tarzındadır. Yani “hastalanmadan hastalıklardan korunma yöntemleri” üzerine yoğunlaşmış bulunmaktadır. Bu yöntemlerle çok kapsamlı değerlendirmelere sahiptir.

Devamını Oku

HER GÜN 4.5 MİLYON İNSANI DOYURACAK EKMEĞİ ÇÖPE ATIYORUZ.

ALT TARAFI EKMEK DEYİP GEÇMEYİN…

HER GÜN 4.5 MİLYON İNSANI DOYURACAK EKMEĞİ ÇÖPE ATIYORUZ!

Ayrıca bugün ekmeklerimize katılabilen 20’ye yakın katkı maddesine de dikkat etmek zorunda olduğumuzu unutmayalım.

Ekmek, insanoğlunun bilinen en eski ve önemli gıda maddesidir. Genel kabule göre, ilk insanlar su ile ıslatılmış ve kendi haline bırakılmış buğday kırmasında gözeneklerin meydana geldiğini görmüşler ve gözenekli kütleyi sıcak taşlar üzerinde pişirdikleri zaman tat ve lezzetinin iyi olduğunu anlamışlardır. Devamını Oku

“Bitkisel Üretimde Genetiği Değiştirilmiş Ürünler-Efsaneler ve Gerçekler”

HELAL YAŞAM REHBERİ DERGİSİ 58. SAYISI ÇIKTI…

CANLI HAYVAN İTHALATINA EVET! ANCAK ET İTHALATINA KESİNLİKLE HAYIR DİYORUZ!…

Daha önce de GİMDES olarak, devlet yetkililerini, canlı hayvan ithalatına izin verin amma asla et ithaline kapı açmayın diye ikaz etmiştik. Bu konuda et ithalatının yapılacağı ülkelerde kesimlerin İslami usullere uygun yapılmaması, ismi geçen ülkelerin tamamında kesimlerin iğne veya tabanca ile bayıltarak, ya da kan akıtılmaksızın yapılıyor olması Helal olmama riskinden dolayı %99’u Müslüman olan halkımızı korku ve endişeye sevk edecektir. Canlı hayvan ithalatının yanında et ithalatına da izin verilmesi haberinden sonra konuyu tekrar gündeme getirmiş ve bu bağlamda dergimizin kapak konusu “Canlı Hayvan İthalatına Evet, Ancak Et İthalatına Hayır Diyoruz!!” olarak belirlemiş olduk.

Devamını Oku

MÜSLÜMANLAR ! HAZIR GIDALARIMIZA DİKKAT EDİYOR MUYUZ?

 “Öyle devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin Helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.” (Buhari, Büyü’ 7, 23; Nesai, Büyü’ 2) 

Ülkemizde,”Yediklerimiz, İçtiklerimiz Helâl mi,Haram mı?” Sorularına cevap arayan kitabımızın ilk baskısının yapıldığı 1986 yılından bugüne dek tam 32 yıl geçti. Ancak,maalesef bir Müslüman için yediklerimiz içtiklerimiz üzerindeki HELÂL Mİ? HARAM MI? Tehlikesi ve karmaşası henüz tam giderilmiş gözükmemektedir.

Bu olumsuzluğun üç ana faktörü söz konusudur. Birincisi DEVLETTİR. Devlet, bütün vatandaşlarının maddi ve manevi güvencesinden sorumlu olması gerekirken, Müslümanlara sunulan gıda ve ihtiyaç maddelerinde batıdan devşirdiği kodekslerini değiştirmediği ve dinî güvence şartını ciddi olarak aramadığı gibi, bu maksatla ciddi bir kontrol da yapmamaktadır. İkincisi, ÜRETİCİ, İTHALATCI ve SATICILARdır. Bu kitlenin çoğunluğu, maalesef, islamî gayretini kaybetmiş, ya da islamî kimliğe sahip olmayan kişilerden oluşmakta. İslamî gayreti olanlarda ise ekseriya bilgisizlik ve dikkatsizlik söz konusu olmaktadır. Üçüncü faktör ise MÜSLÜMAN TÜKETİCİLERdir. Kanaatimce en önemli faktör de bu kitledir.

Devamını Oku